Blog özellikleri ve daha fazlasını öğrenen ilk kişi olmak için E-posta adresinizle kayıt olun.
[mc4wp_form id="4890"]
Zapisz Zapisz

Üşüyorum Anne

0

Güneşi yüreğime koy
Üşüyorum anne
Yıldızlar yoldaşım olsun
Yalnızım anne
Bir ormanda
Bir cılız fidanım
Anne dua yağdır üstüme…

Adem Olmayınca

0

Aç kaldım, açıklara daldım
Kendimi Mevlâma saldım
Asmadan üzüm aldım
Kök saldım, köksüzlere bakmadım
Bir fidan gibi, tohum saldım
Yeşerdin, meyveye durdun
Hazırdı senin için yurdun
Bıyıkların terli,

Mezarın başındayım

0

Kelepçeli bileklerim
Yanık yüreklerim
Candarma izin ver
Toprağı küreklerim
Mezarın başındayım
Volta vurulmaz
Giden can gardaşım
O’na doyulmaz
Candarma gölgem gibi
Kelepçeli bileklerim
Yanık yüreklerim
İmam yasin okur
Cemaat kendi tasasında
Ölüm geldi gelecek
Mahkümlar maltada
Ölmek istersin bilirim
Elinde değil…

Ölüm geliyor

0

Ölüm geliyor an be an
Bu ne hâl eski hâl
dönen devran eski devran
Su tası yorgun
Su çeşmesi solgun
ölüm içimizde en diri
Bir anlasak
Ölüm dalga dalga geliyor
Kayıkçı küreği kime çekiyor?!..

Gitme Yanımda Kal Çocuk

0

Gitme, yanımda kal çocuk her daim çocuk kal

Manolya ağacı gibi beyaz beyaz çiçeklerin açsın

Ihlamur ağacı gibi kokuların saçsın

Vişneye benzetemem seni

Her daim kiraz kal

Mevsimlere dargınım

Mevsimsiz baharların olsun

Ne çabuk unuttuk Kabil de Hikmet Yar

Filistinde Yaser Arafat

Pakistanda Ziya Ül Hak

Bir mevsim gibi avucumuzdan uçup gittiler mi

O rüzgar bizden miydi

Yoksa bize estirilen miydi

Bir yanda Necip

Bir yanda Nazım

Öbür yanda Molla Kasım

Arkalarına saf saf olup

Saflar bizler miydi

Yüreğim yangın yeri

Su dökme istemem

Ruhum öfke deposu

Dinamit koyma istemem

Hep bir şafak vakti geliyorlardı

Kim getiriyordu ve kim götürüyordu

Ömrüm sorular şelalesinde çırpınarak geçti

Tutabilseydim ömrümü her şeyi dondururdum

Geçenler geçti gitti

Kalanlar kaldı bitti

Şimdi bir başka yolculuk var

Ne beyaz mendil ne kırmızı gül

Vedalaşmanın arifesindeyiz

Sırtımda yük sepetim

Koşuyorum,

Benim Babam

0

Babam benim çavuştu

Hem de BAŞ çavuş

Tankları vardı

Askerleri evlât gibi

Babam benim çavuştu

Hem de baş çavuş

Çalışırdı amele gibi

Emele varmak için

Parfüm bilmez

Tatil bilmezdi

Birtek yenice cigarası vardı

Tüttürürdü,

Yûşa Tepesinde Akşam Üstü

0

Akşam çocuklar akşam

Her günün akşamı

Güneş gitti gidiyor

Yarın, ya nasip

Şimdi bekleme zamanı

Umutla ve de korkuyla

Her güneş gidişinde

Gece geliyor

Ya bir gün gelmeyecek mi?

Fıtrat ile oynadın çocuk

0

Aylardan Haziran
Dayan yüreğim dayan
Güneş kime dargın
Toprak suya baygın
Corona cirit atıyor
Deprem beş şiddetinde
Beni unutmayın diyor
Mevsimi yaz
Yaz mı kış mı?

Doğduğum Gün

0

Doğdum tahta ev, çatısı var yok
Helâ tarlada, su ağaç olukda
Musluk yok,
İski yok, igdaş yok,
Gaz lâmbası ateş başında
Tedaş yok.
Doğdum yatak yok,